HABER DETAY

28 Haziran 2010 17:42

Bodrum kültür merkezi olacak

Bodrum denince akla deniz, doğa ve temiz hava gelir. Oysa Bodrum'un bir de Pedesa Antik Kenti de var.

Konacık'ta (Pedesa) süren kazı çalışmaları Bodrum'daki turizmi 12 aya yayma yolunda... Konacık Belediye Başkanı ve aynı zamanda Bodrum Yarımadası Belediyeler Birliği Başkanı Mehmet Tosun; "Konacık'ta sürdürülen Pedesa kazı çalışmaları, her gün yeni bir tarihi kalıntıyı ortaya çıkarıyor. "Gelecekte Pedesa'nın tarih ve kültür merkezi olarak yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı olacak" diyor. Belediye Başkanı Mehmet Tosun, Pedesa'nın gün yüzüne çıkmasıyla birlikte Bodrum'un kültür turizminin canlanacağını da ekliyor. Tosun'un özel ilgisi sonucu kazılar gün ışığına çıkmaya başladı bile...

Pedesa'nın tarihçesi Troya Savaşları'na dayanıyor

Halikarnassos Yarımadası'nın da içinde bulunduğu Karia Bölgesi, Anadolu'nun doğu ve batı kültürlerinin buluştuğu güneybatı köşesinde, antik yerleşimler bakımından en zengin bölgelerinden biri.

Homeros'un aktardığına göre Troya Savaşı sırasında Karyalılar ile birlikte Troya yandaşı olan Leleg halkı, Troya'nın güneyinde Pedasos şehrinde yaşamış. Troya savaşı sonrasında ise güneye inerek Karya Bölgesi'nde Halikarnassos civarına yerleşmişler.

"Pedasesliler Halikarnassos'un ötesinde kıyıdan içeride oturuyorlardı" diyen antik yazar Herodotos, Pedasa'nın lokalizasyonu için en önemli bilgiyi vermektedir. Herodotos'un bu anlatımı 2008 yılında Tapınak terasında bulunan bir yazıtla ispatlanıyor. Yerleşimin merkezindeki akropol, nekropol (mezarlık) alanları, tarım terasları ve çiftlik evleri ile Pedasa bir Leleg kentini oluşturan tüm unsurlara sahip. Kentte bugüne dek sürdürülen kazı ve araştırmalar, M.Ö. 2 bin yılından itibaren başlayan ve Bizans dönemi sonlarına kadar uzanan eserler, gün ışığına çıkıyor.

Yönetici binası Akropol'ün iç kale merkezinde

Pedasa akropolünün iç kale merkezinde anakaya üzerinde yerleşik ve tüm kaleye hakim bir konumdaki yapı, ilk inşa evresinde, bir ön oda ve ana odadan oluşan megaron planına sahip. Arkeolojik veriler megaronun Arkaik Dönem (M.Ö. 7 ve 6. yüzyıl) boyunca kullanıldığını gösteriyor. Daha sonraki dönemde geçirdiği değişiklikler sonucu yapının batı tarafındaki girişi kapatılmış ve ana odası iç duvarlarla bölünerek güney tarafta yeni bir giriş açılmış.

Son şekline Orta Bizans Dönemi'nde M.S. 13'üncü yüzyılda ulaşan yapının etrafı yine aynı dönemde mekanlarla çevrilmiş. Kazılarda ele geçen buluntular sonucu söz konusu mekanların atölye işlevine sahip olduğunu gösteriyor.

Karakol, Maussollos döneminde kullanılıyordu

Kent girişindeki modern yolun kuzeyinde yer alan dikdörtgen planlı yapı kalıntısı, Maussollos Dönemi işçiliği gösteren bosajlı izodom duvarları ve monolit sütunu ile daha önce kenti ziyaret eden gezgin ve araştırmacılar tarafından Herodotos'un sözünü ettiği "Athena Kutsal Alan" olarak yorumlanmış. Kalıntının gerçek işlevini anlamaya yönelik başlatılan çalışmalar sonucunda yapının tapınak olmadığı kesinlik kazanmış. Kalıntının dış duvarları yapıyı, üç mekana ayıran bölme duvarlarıyla birlikte çağdaş bir şekilde inşa edilmiş. Bir tapınak yapısına uymayan bu tasarı yanında, uzun taraftaki yan girişi ve özellikle sağlam duvar işçiliği ile kule özelliği gösteriyor. Maussollos Dönemi'nde büyük olasılıkla askeri amaçlı karakol binası işlevinde olan yapı, M.Ö. 2. yüzyıl ve onu izleyen dönemlerde uğradığı değişikliklerle Bizans Dönemi'nde bugünkü şekline kavuşmuş. Yapının kuzeyinde açığa çıkarılan yol Karakol Binası'nın kuzeybatısındaki bir üst terasta yer alan Athena Kutsal Alanı'na yöneliyor.

Surlar kulelerle güçlendirilmiş

Pedasa kentinin merkezinde yerleşik ve tüm çevreye hakim konumdaki akropol topografyaya uygun olarak "halka surla" çevrelenmiş. Savunmaya karşı zayıf konumdaki güney tarafta, yer yer kulelerle güçlendirilmiş olan iki dış sur da yer alıyor. Yer yer 4 metre yüksekliğinde korunan surların balt bölümleri Leleg örgü tekniğinde iri bloklardan oluşuyor. Sur duvarlarının üst bölümünde görülen daha küçük taşlardan oluşturulmuş bölüm ise geç dönem onarımların sonucu, son şeklini Bizans çağında almış. Batı taraftaki ana giriş yanlarda kulelerle güçlendirilmiş. Kuzey ve güney bölümde ise savunma amacıyla daha küçük boyutlu kapılar da inşa edilmiş.

Aydın Ayaydın
 

Yorum 0
 

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik