HABER DETAY

19 Temmuz 2010 16:15

Sualtını kamerayla karaya taşıyın!

Hızla yayılan "sualtı görüntüleme sporu"na dair merak ettiğiniz bilgiler burada...

Sanat ve sporun iç içe geçtiği "Sualtı Görüntüleme Sporu" her geçen gün biraz daha fazla ilgi görmeye başlıyor. Gelişen teknoloji ile birlikte dalış sektörünün hızla büyümesi, bu sporu kitlelere yayıyor. Dalıcıların bir çoğu daldıkları noktaları sadece görmekle yetinmeyip gördüklerini diğer insanlarla paylaşmak istiyorlar. Bu nedenle bir çok dalıcı amatör ya da profesyonel anlamda sualtı fotoğrafçılığına ya da videografçılığına yöneliyor.

Son yıllarda ülkemizde, dünyada adından söz ettiren başarılı sualtı fotoğrafçıları ve videografçıları yetişiyor. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu'nun bünyesinde düzenlenen Altın Palet Sualtı Görüntüleme Türkiye Şampiyonası da dalış sporuyla ilgilenenleri bu konuda teşvik ediyor. Yarışmacılar bu şampiyonada aldıkları puanlara göre Milli Takım seçimine tabi tutuluyorlar. Seçilen Milli Takım, CMAS'ın her 2 yılda bir düzenlediği Dünya Şampiyonası'nda ülkemizi temsil ediyor.
Bu spora başlamak isteyen sporcular, CMAS'ın belirlediği fotoğraf ve video eğitim standartlarına göre eğitimden geçip bröve alıyor. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu'nun belgeli ve deneyimli sualtı fotoğrafçısı ve videografçıları da CMAS standartlarına göre bu alanda kurslar düzenliyor. Sualtını görüntülemek ilginizi çekiyorsa, siz de bu kurslara katılabilirsiniz...

Peki "sualtı görüntüleme" herkesin yapabileceği bir şey mi? Bu konuda daha kapsamlı bilgi edinebilmek için Aşkın Yıldırım'ın yazdığı makaleye göz atalım:

Kara fotoğrafçılığından farkı ne?
Fotoğrafçılığın temel prensipleri açısından sualtında veya karada yapılması arasında herhangi bir fark yoktur. Fakat fotoğrafın kalitesinde hayati rol oynayan ışığın havadaki hareket tarzıyla sualtındaki hareket tarzı arasındaki farklılık sualtı fotoğrafçılığında özel teknik ve ekipmanların kullanımını kaçınılmaz kılmaktadır.

Eğer sualtı fotoğrafçılığının zorluklarını tek kelimede özetlemek istesek, belki de en uygun ifade "sınırlılıklar" olacaktır. Örneğin doğal ışık ve görüş alanının sınırlı olması ve derinlik arttıkça daha da azalması, kullanılabilecek ekipmanların sınırlı olması ve şüphesiz (özellikle serbest dalış yapılıyor ise) sualtındaki zamanın sınırlı olması. Aslında ne kadar başarılı bir sualtı fotoğrafçısı olabileceğimizi de bu sınırlılıklarla ne kadar başa çıkabileceğimiz belirler.

Sualtı fotoğrafçılığında, eğitim ve güvenlik elimize kamerayı almadan önce üzerinde durulması ve öğrenilmesi zorunlu konulardır. Dalışa uygunluğun belirlenmesi adına bir sağlık kontrolünden geçmeden, herhangi bir dalış eğitimi almadan, sualtında bizi bekleyen potansiyel risklerin farkında olmadan, temel ilkyardım kursu görmeden sualtı fotoğrafçılığı yapmaya çalışmak veya bu yönde girişimde bulunmak insanın hayatıyla kumar oynamasına eş değerdir.

Sualtı fotoğrafçılığı yapmaya aday veya yeni başlamış kişilerin ilk ve en önemli soruları kullanılacak ekipmanla ilgili olmaktadır. Kamera üreticilerinin sualtı çekimleri için sunduğu bir çok alternatifi temel olarak iki katagoride toplamak mümkündür:

1. Sualtı (su geçirmez) kameraları (Underwater/Waterproof cameras) Bu kategoride Sea&Sea, Bonica, and Reefmaster gibi markaları saymak mümkündür.
2. Koruyucu kılıf ile kullanılan kameralar (encased cameras used in a housing) Bu kategoride Olympus, Canon, Sony, Fuji, gibi markalar örnek verilebilir. (Bu firmalar kendi ürünleri için kılıf alternatifleri sunmaktadır.)
Tabi ki mevcut bir kameraya Kılıf (housing) yaptırmak da mümkündür. Ancak bu yöntem diğerleri arasında en pahalı olanıdır.

Ekipman seçiminde dikkat edilecek önemli unsurlar şunlardır:

1. Çekimleri en fazla ne kadar derinlikte yapmayı planlıyorsunuz? Piyasadaki mevcut su geçirmez kameralar ve kılıflar maksimum 30-40 metre derinlik için uygundur. Bu derinliklerin altına inmeyi planlıyorsanız özel kılıf yaptırmanız gerekir.
2. Beyaz renk denge ayarları. Kameranın otomatik beyaz renk denge ayarlarının yanı sıra manuel ayarlamaya da imkan vermesi tavsiye edilir.
3. Optik yakınlaştırma (zoom) özellikleri. (Dijital kameraların yakınlaştırmaözelliği sualtında çok etkili değildir.)
4. Lens ayarlarının hem otomatik hem de manuel yapılabilmesi.
5. Kameranın odaklanma alanı (focal range).
6. Eğer kılıf kullanacaksanız kameranın tüm ayarları, kılıf (housing) üzerinden yapılabiliyor mu?
7. Eğer kılıf kullanacaksanız mutlaka aldığınız ürünün içine kamera yerine benzeri ağırlıkta bir şey koyarak test dalışı yapınız. Böylece kılıfın su alıp almadığından ve ürün tanıtımında belirtilen derinlikte kullanılabilir olduğundan emin olursunuz.
8. İmkanlarınız uygunsa normal kamera yerine dijital kamerayı tercih edin:

a) Dijital kamera kullanarak film ve baskı maliyetinden kurtulursunuz.
b) Dijital kamera ekranından çektiğiniz filmleri göreceğiniz için yeni çekimlere ihtiyaç var mı belirleyebilirsiniz.
c) Tek bir dalışta normal kameraya göre çok daha fazla çekim yapabilirsiniz.
d) Çekimin hemen ardından bilgisayarınıza bağlanıp görüntüleri değerlendirebilirsiniz.
 

Yorum 0
 

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik