HABER DETAY

13 Ağustos 2010 11:25

Alkolsüz şarap Türkiye'de de var

Kişisel tercihleri ya da sağlık sorunları yüzünden şarap içmeyenlere müjde!

Bir aydır ülkemizde de satılan alkolsüz şarap ve şampanya yazar Ali Bulaç'ın deyimiyle tuhaf bir paradoks. Kimine göre şımarıkça, kimine göre kapitalizmin yeni oyunu. "Kafamız güzel olmayacaksa niye içelim" diyen de var, "bugün bunu içen yarın alkollüsünü içer" diyen de.

Türbanlı bir köşe yazarı arkadaşım arayıp, gülerek, "Doğum gününe gidiyorum yanımda da şampanya ve şarap götürüyorum. Ama merak etme alkolsüz" deyince afalladım. İslami inançlara göre yaşayan biri, niye şampanya patlatmak ister? Alkolsüz şarabı niye içer... Daha da önemlisi, böyle bir ürünü kim niye üretmiştir? Merak böceği ısırıp araştırmaya başladıkça, hem üreten hem tüketenle görüştüm. İşe önce bu üretici firmanın sahibi Taner Tabak'ı (35) aramakla başladım. Hollanda'da yaşıyordu. "Niye böyle bir ürün çıkardınız? İslami inanca göre yaşayanlar şampanya ya da şarap içmeseydi ne olurdu?" dedim. Bana lafı dolandırmadığım için teşekkür etti ve anlatmaya başladı:

"Sadece alkolsüz değil, alkollü şarap da üretiyorum. Ama alkolsüz o kadar ilgi gördü ki, diğerini çok azalttım. Bir toplantıya katılmıştım. Herkes meşrubat içmekten bıkmış. İçlerinden biri, ‘Keşke şu meretin helali olsaydı da içseydik' deyince kafama koydum. Ayrıca hedefimde sadece Müslümanlar değil, hastalığı yüzünden alkol tüketemeyenler, araç kullanıyor diye alkol alamayanlar da vardı. Ben aslında makine mühendisiyim. Alkolü ayrıştırırken, tadını bozmayan bir makine tasarladım. Amacım üzüm suyu tattırmak değil şarabı içerken ağızda bıraktığı dokuyu tattırmak. Helal sertifikamızı aldık. Üç yıldır satıştayız. Hollanda ve Almanya'daki camilerin hemen yanı başındaki marketlere şarap servisi yapıyoruz. Cuma namazında, ‘Hadi şarap içelim' diyene rastlamadım ama şu aşamadan sonra olursa da beni şaşırtmaz."

Kafamız güzel olmayacaksa niye içelim

Kevser Helal Wine olarak 12 ülkeye ihraç yapıyorlar. Almanya ve Türkiye en çok alımı gerçekleştirenler. Şu an yılda 1 milyon şişe üretebiliyorlar. Taner Tabak'a, "Siz de mi alkolsüz şarap içiyorsunuz?" dediğimde, "Takiyye yapamam. Alkollü içiyorum ama araba kullanacağım zaman alkolsüzünü tercih ediyorum" yanıtını aldım. Fikrin mucidinden cevapları aldıktan sonra sıra, bunu Türkiye'ye getiren girişimciye gelmişti. Antalya'da yaşayan ve asıl işi inşaatçılık olan Özhan Güler (31) şunları söyledi: "Ürünü bir fuarda ilk gördüğümde, ‘şarabın alkolsüzü mü olur, kafamız güzel olmayacaksa niye içelim' dedim. Ama ilgimi de çekti. Benim ilk çıkış noktam işin sağlık boyutuydu. Türkiye'de pek çok şeker ve karaciğer hastası, hamile var. Muhafazakâr kesim çok tepkili yaklaştı, ‘Çocuklarımız bugün alkolsüzü, yarın alkollüyü içer' dediler. Diğer kesim de, ‘Bir bu eksikti, bundan da kusur kalsınlar' diyordu. Bir ay önce dağıtıma başladık. Otel ve restoranlara şimdiye kadar 40 bin şişe sattık. Şimdi de büyük bir market zinciriyle anlaştık. İşin sağlık haricinde bir de gastronomi boyutu var. Dünya mutfağında alkolsüz şarapla yapılan yüzlerce çeşit yemek var. Hepsinden önemlisi, kırmızı şarabın içindeki resveratrol adındaki antioksidan. Bir kadehten aldığınız resveratrol miktarını için 35 bardak üzüm suyu içmeniz gerekiyor. Bu şarapları içen 70 yaşında birinin de, 15 yaşında birinin de, inanç sahibinin de bir nedeni var."

Türkiye'de Asmabağ etiketiyle satılan şampanya 35, kırmızı şarap 32, beyaz şarap 28, pembe şarap 27 lira.

Şermin Terzi
 

Yorum 0
 

Yorum yazabilmek için giriş yapmalısın.
Giriş yapmak için tıkla!

Gönderildi Öneri Üyelik